2011 CDC Yönergesi Split Septum Tasarımlı İğnesiz Valfin Kullanımını Öneriyor

İğne batma yaralanmaları ve ilgili enfeksiyonlar, halen sağlık hizmeti uzmanlarının en önemli mesleki risklerinden biridir.

En önemli riskler arasında hepatit B, C ve HIV yer alır. 

1992 yılında, Amerika mesleki sağlık ve güvenlik yasaları bu durumu göz ardı etmemiş ve tıbbi personeli korumak amacıyla 1992’de, iğnesiz valfler de dahil olmak üzere bir dizi ürünün kullanımını zorunlu hale getirmiştir.

ABD’deki bu yasa ile yılda yaklaşık 1 milyon iğne yaralanması düşüş yaşanmıştır.

Sağlık hizmeti çalışanlarının güvenliğini artıran iğnesiz valfler, aynı zamanda hastanın enfeksiyon riskini azaltır.

Hastalara yönelik olarak temin edilen valflerin avantajları temel olarak valf yapısıyla ilgilidir.

Bu nedenle, klinik çalışmalarla iğnesiz valfler geliştirilmiş ve bugünkü bildiğimiz hallerini almıştır.

Günümüzde yaygın kabul gören görüşe göre, iğnesiz valflerin hasta açısından tamamen zararsız olabilmesi için görünür bir sıvı yolu olması gerekir. 

2011 CDC Yönergeleri, görünür sıvı yolunun kullanımını önermekte ve valfin boşaltılabilmesi için tek yöntemin bu olduğunu belirtmektedir. 

Valfin içinde kan, lipid, glikoz, vb. kalması halinde bakteri oluşur, biyofilm oluşturulur ve hastayı enfekte eder.

Klinisyenlerin talebi üzerine, günümüzdeki valflerin hemen hemen hepsi görünür ve şeffaf şekilde üretilmeye başlanmıştır. 

Laminer bir sıvı yoluna ek olarak, minimum parça sayısı ve temel tasarım, valflerin enfeksiyon kaynaklarına dönüşmemesi için önemli fiziksel özelliklerdir.

 

İnfüzyon cihazlarında “Daha Basit Daha İyi” yaklaşımını benimsemek, her iki taraf açısından da faydalıdır.